Notice: Undefined index: dil in /var/www/vhosts/greysail.com.tr/httpdocs/blogDetail.php on line 7
Greysail - FOTOĞRAF SANATI ÜZERİNE BİR RÖPORTAJ
FOTOĞRAF SANATI ÜZERİNE BİR RÖPORTAJ

GREY SAIL:  DİJİTAL PLATFORMLAR TÜM DÜNYAYI ELE GEÇİRDİ, FOTOĞRAFÇILIK SEKTÖRÜ BU DURUMDAN NASIL ETKİLENDİ?

MERT AKYOL: Fotoğrafçılık bu durumdan en çok etkilenen sektörlerin belki de başında yer alıyor. Öncelikle fotoğrafçılığın dijitalleşen teknolojisi hızı da beraberinde getirdi. Analog fotoğrafçılık tamamen hobi halini alırken fotoğrafın çekme, ön izleme, işlenme ve baskı işlemleri inanılmaz hızlara ulaştı. Bundan 13-14 sene önce, benim de asistanlık yaptığım dönemlerde, diaya çektiğiniz fotoğrafların karanlık oda, banyo ve renk ayrımı düzenlemeleri günler sürüyordu ve müşteri bunu bilerek iş talep ediyordu. Artık makinamızdan kablosuz ağ yardımıyla baskı makinalarına gönderip anında baskı alabiliyoruz örneğin. Müşteriler de “en geç yarına” fotoğrafları talep eder oldular neredeyse. Özetle dijitalleşme sektörün son derece hızlanmasına yol açtı. 

Dijital platformların getirdiği bir diğer etki de artık fotoğrafların çok daha az basılıyor olması. Fotoğraf baskısı alınarak albüm haline getirilen bir anı derlemesi olmaktan çıktı. Artık herkes elindeki cep telefonuyla yediği yemeği, gittiği tatil yerini ya da çocuğunun güzel anlarını anında fotoğaflıyor ve bu çekilen fotoğrafların çok çok az bir bölümü basılı hale getiriliyor. Büyük çoğunluk ya cep telefonlarının ya da terabaytlarca hard diskin içinde depolanıyor. Dolayısıyla baskı sektörüyle olan bağımızın zayıfladığı, daha çok dijital veri depolamaya yöneldiğimiz kanaatindeyim. 

Bu konuya tanıtım faaliyetleri anlamında yaklaşacak olursak da artık tüm işletmelerin, ürün ve hizmet tanıtımlarını dijital ortamda yapmaya yöneldiklerini söyleyebiliriz. Katalog bastırıp dağıtmak neredeyse bir fuar çalışmasına dönüşmüşken, web siteleri ve sosyal medya hesapları katalogların yerini alıyor diyebiliriz. Örneğin reklam fotoğrafçıları olarak bizler de bundan on yıl öncesine kadar basılı portfolyolara büyük önem verirken, günümüzde neredeyse hiç basılı portfolyoya ihtiyaç duymadan web sitelerimiz ya da sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla yaptığımız işleri sergiler noktaya evrildik. 

Dijitalleşmeyle ilgili değinmek istediğim son şey de, yeni teknolojilerin, fotoğrafçılığı, herkesin ulaşabileceği bir noktaya getirmiş olması. Analog dönemde ticari anlamda fotoğrafçılıkla uğraşmak için ciddi anlamda makine kullanma ve ışık bilgisine ihtiyaç vardı. İyi bir profesyonel fotoğrafçı olabilmek için en az bir kaç yıl asistanlık yapıp işi öğrenmeniz gerekirdi. Hem bilgiye ulaşmak hem de doğru iş çıkartmak görece olarak zordu. Ancak günümüzde dijital ortam ve bunun getirdiği olanaklar sayesinde fotoğrafçılık herkesin ulaşabileceği, kendisini ifade edebileceği ve hatta çok profesyonel bilgi ve deneyime sahip olunmasa bile para kazanabileceği bir alan haline dönüştü. 

Neticede her fikri eser sahibi, ismi anılsın ister

GREY SAIL: PEKİ MÜŞTERİLERİNİZİN ÇEKTİRDİĞİ FOTOĞRAFLARI SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA YAYINLAMALARI SİZİN İÇİN AVANTAJ MI DEZAVANTAJ MI?

MERT AKYOL: Aslına bakarsanız avantaj ya da dezavantaj durumu yok. Çünkü müşterilerinizin sizden fotoğraf talep etme amaçları bu. Sosyal medya hesaplarında güzel fotoğraf kullanmak istedikleri için sizden  fotoğraf istiyorlar zaten. Aralarında neden sonuç ilişkisi var. 

Ama tabii ki, paylaşıldıkça çeşitli faydalar oluşuyor. Birincisi insanların “iyi fotoğraf” algısını yükseltmek için gerçekten güzel fotoğraflara ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Yani, müşteriniz, hiç sizin isminizi paylaşmasa bile profesyonelce çekilmiş fotoğraf kullanarak aslında kendisinin ve hitap ettiği insanların (dolayısıyla belki de yeni potansiyel müşterilerin) “iyi fotoğraf” algısını yükseltir. Bu bir etkidir. Zamanla diğer firmalar da kendi cep telefonlarıyla çektikleri fotoğraflar yerine o “iyi fotoğraflar”dan ister. Bu da sektörde amatörden profesyonele doğru bir talep oluşmasına sebep olur. Eninde sonunda oluşan talepten size de birşeyler düşer. İkincisi ve bence daha keyiflisi müşterinizin hem sizin fotoğrafınızı paylaşıp hem de isminizi anması. Bu genelde olması gerekenden az rastladığımız bir durumdur. Ancak yapıldığı zaman hem size direkt olarak fayda sağlayabilir, insanlar fotoğrafı beğenirlerse sizinle temasa geçebilirler, hem de sizi manevi olarak besler. Neticede her fikri eser sahibi ismi anılsın ister. 

 

GREY SAIL:  MÜŞTERİLERİNİZ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTIKLARI FOTOĞRAFLARA SİZİ ETİKETLİYORLAR. BU ETKİLEŞİMİN FAYALARI NELERDİR?

MERT AKYOL:  Öncelikle şunu söylemek lazım; toplumumuzda fotoğrafı çeken kişinin ismini anma kültürümüz pek yok. Bu tamamen fotoğrafı kullanacak kişiyle kurduğunuz ikili ilişkiler üzerinden yürüyen bir mesele. Fotoğrafı kullanacak kişiyi tanıyorsanız, aranızda iyi bir ilişki varsa sizi de etiketleyebiliyor. Peki müşterilerinizin sosyal medya hesaplarını ne kadar kendileri yönetiyor? Bu soruya benim gözlemimden bahsedecek olursak, çoğunlukla müşterilerimizin sosyal medya hesaplarını hizmet aldıkları kişi ya da sosyal medya ajansları yönetiyor. Dolayısıyla sizin fotoğrafınızı kullanan kişiler çoğunlukla sizin birebir tanıştığınız kişiler olmuyor. O zaman da kullanan kişi dönüp “bu fotoğrafı kim çekmiş” diye bakmıyor. Kullanıyor ve hayat devam ediyor. 

Gelelim sizin sorunuzun cevabına.. Bu etkileşim tabii ki, yeni takipçi ve network anlamına geliyor. Böylelikle hem sektörel olarak bilinirliğiniz artıyor, hem de aslında müşterinizin referansı sayesinde başka müşteri ya da insanlara ulaşma şansınız oluyor. 

 

GREY SAIL: SÖZ KONUSU DİJİTAL PLATFORMLAR OLUNCA YENİLİKLER SÜREKLİ BİRBİRİNİ İZLİYOR. SİZ BU GELİŞMELERE NASIL ADAPTE OLUYORSUNUZ?

Mert Akyol: Tuhaf gelecek ama, dürüst olmam gerekirse, ben yeniliklere çok hızlı adapte olabilen bir yapıda değilim maalesef. Örneğin bir yazılımın yeni versiyonu çıktığında bende büyük bir mutsuzluk oluyor. J “Yenisine ne gerek vardı, eskisiyle de işler gayet iyi yürüyordu” diyorum çoğunlukla. Ama sektörün içerisinde olunca eninde sonunda dalgalara ayak uydurmanız gerekiyor. Siz birşey yapmasanız bile bir süre sonra hem teknoloji sizi itiyor, hem de talep sizi bir noktaya yönlendiriyor. 

Dijital platformlar konusuna vaktim elverdiğince eğiliyorum. Yeni dijital platformlarda neler oluyor takip etmeye çalışıyorum, ama orada “var olmak” hangisinden daha çok verim alabileceğinize karar vermekle alakalı. Yeni ne var bilelim ama her platformda olmaya gerek olmayabilir. 

Boş duvarlardan çok, duvardaki güzel fotoğrafların yardımcı olabileceğine inanıyorum

MERT AKYOL: FOTOĞRAFLAR ÜZERİNDE YAPILAN FARKLI UYGULAMALAR (Plotograph vb) MEVCUT. MÜŞTERİLERİNİZ BUNLARI TALEP EDİYOR MU?

GREY SAIL: Müşteri ya da reklam ajansı, işi nerede, ne amaçla ve nasıl kullanacağının bilgisini verdikten sonra fotoğrafı istenen ambiansta, konuya uygun doğru ışıkta (dijital efekt kullanılacaksa bu da göz önüne alınarak) ve doğru açıyla çeken tarafım aslında ben. Profesyonelce çekilmiş doğru fotoğrafları aldıktan sonra üzerinde efektler uygulama işini grafik tasarımcılar ile müşterilerin sosyal medya hesaplarını yönetenler üstleniyor. 

 

MERT AKYOL: PEKİ, SON OLARAK FOTOĞRAF ALBÜMLERİMİZİN YERİNİ SİZCE NE ZAMAN DİJİTAL ALBÜMLER ALACAK? YOKSA ALDI MI?

GREY SAIL: Ben “2,5 yaşımdaki oğlumun kaç fotoğrafını bastırıp albüm haline getirdim” diye düşünüyorum da... Yeni yıl hediyesi olarak ailelerimize hazırladığımız yaklaşık 30 fotoğraflık albüm haricinde, çekilen binlerce fotoğraftan neredeyse hiç birini bastırmadığımızı söyleyebilirim. Yeni teknolojilerin bu durumu hemen her evde az ya da çok hissettirdiği kanaatindeyim. Evlerimizde bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler ve bunlara bağlanabilen televizyonlar olduğuna göre o kadar sayıda da dijital albümümüz var demek ki. 

Bu işin uygulama kısmı. Ancak çekilen binlerce fotoğraf olsa bile, içlerinden en özellerinin bastırılarak, albüm içinde değil ama, evimizin,ofisimizin güzel bir yerinde, gözümüzün önünde olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun insana iyi geldiğini hissediyorum. İnsanın güzel, mutlu bir ana ihtiyaç duyduğu zaman boş duvarlardan çok, duvardaki güzel fotoğrafların yardımcı olabileceğine inanıyorum.